Bir Pazar günü sendromunu en içten ve hakiki şekilde yaşamaktayım yine..Üstümde değişmeye üşendigim pijamalarım, saçımda dünden kalma jöle parçaçıkları, kalbimde 10 aylık bir sevgi, suratımda uzakta olmanın verdigi hüzünlü bir gülüş..
Oysa daha bir hafta olmuş dönüşümün ardından..Saatimdeki akrep ve yelkovan birbiriyle anlaşmışcasına yavaşlatmışlar sanki dönüşlerini..Kimi zaman nasıl döndügünü anlamadıgım bu iki küçük çizgi, bazen yapıyordu işte bunu..Elden gelen sadece ilgilenmemekti onla..İlgilendikçe içini karartıp, gözündeki ışıgın üstüne toz parçacıkları serpiştiriyordu adeta..
O yüzden demem odur ki "Bahar mı geldi ne?"..Gökyüzündeki havanın güzelliginin, kalbimdeki güzellikle buluşup kaynaşma zamanı geldi tekrar..
Kalbimdeki güzelliğin yerini sağlamlaştırıyorum gün geçtikçe..
Baharın güzelliğinin de tekrar yer etmesi dilegiyle..