Pek hareketli bir haftasonu geçirdim bu hafta..Belliydi gerçi böyle olacagı..Önce güzelliklerden bahsedelim biraz..
Cumartesi günü ufak kuzenimin elinden tutup, Odtü'de sergilenmekte olan Da Vinci'nin icatları sergisine gittim..Bizim ufaklıkla olan ilk dışarı maceram oldu bu..Çocuk da şaşırdı gerçi, benden böyle bir teklif gelmesini beklemiyordu, altında bir çapanoglu aradı ama içimden geldi cidden :) Biraz geç gitmemizden dolayı acayip bir sırayla karşılaştık..Ben sırada beklerken bizim ufaklık o arada minik arkadaşlarıyla, Odtü'nün içindeki derelerden gelen sulara taş attı, koşturdu, zıpladı, hopladı..1 saatlik bir bekleyişin ardından sergiye girdik..Açıkcası daha farklı şeyler hayal etmiştim, ama biraz hafif kaçtı çogu şey..Kuzenim açısından verimli bir sergi oldu, en azından vizyonu genişlemiştir çocugun, ilerde abisi gibi mühendis adayı filan olur bakarsınız :)
Pazar günü Ankara'da oynanan Beşiktaş-Ankaragücü maçına gittik..Zaten gitmesek şaşılırdı..İçimde stada girmeye dair pek bir istek yoktu açıkcası, maçtan önce piyasa turlarını atıp evin yolunu tutmayı planlamıştım ama ortama girince girmemek olmaz dedik..Maç boyu karşılıklı atışmalar, koltuk yagmuru, polis müdahalesi falan derken pek eglendik..Maçı zar da osla 1-0 aldık..Golden sonra zaten iyice koptuk hayattan..Maç sonunda 1 saat kadar stad içinde bekledildik..O arada akıllara zarar sahneler yaşandı, ne yazık ki çekemedik kameraya :) Hayatımda görmedigim kadar polisi bir arada gördüm bu maç sayesinde..Bizim eve kadar aralıklı olarak Çevik Kuvvet vardı resmen..Varın gerisini siz düşünün..
Şimdi yeni haftanın ilk gününü yedik..Afiyet olsun, yine bekleriz..

