Perşembe, Haziran 29, 2006
Staj bitip, okul başladıktan sonra yine dönemsel olarak internetten soğuma eğilimi baş gösterdi bende..Gerekli olmadıkça bilgisayar başında zaman harcamamaya özen gösteriyorum..Tabi yazdığım forumlar ve bu blog sayfası başta olmak üzre bir sürü internet sitesi benden mahrum kalıyor :) Bu konu hakkında şu an için yapabileceğim çok bir şey yok..Ekran karşısında harcadığım zamanlarda yeni bir şeyler elde edememek ve bir şarkının devamlı aynı nakaratını mırıldanmak gibi bir durum söz konusu..Peki elle tutulur, gözle görülür bir şey yapıyor muyum bu boş zamanlarda?Cevabım yine hayıra yakın olacak..Yine sıkılıyorum, çok sıkılıyorum hem de..Bünye agır geliyor bedene..Okula giderken ayaklarım geri geri geliyor..Yataktan kalkarken doğan güneşe küfrediyorum inceden..Derin ahhlar çekiyorum geleceğe dair..Işınlamak istiyorum kendimi başka yerlere..Haftasonlarını istiyorum eskisi gibi..Cuma günleri İstiklal Marşı bile okumayı özledim..

Neyse sizin de canınızı sıkmayalım daha fazla..Sınavları erteletmekten yorulmayan bir sınıfın bireyiyim bende..İstanbul'a gitme planlarımı bir hafta daha erteledim mecburen..İnşallah haftaya bir ömür boyu olmak istediğim yerde olacağım..Bir ertelemeyi daha kaldıramayacak kadar sinir katsayısına sahip bir haleti ruhiyem var..

Bu arada arada sırada bana comment yazan insanlardan da özür dilerim, sınavdı, sıkıntıydı, yol çalışmasıydı, kıldı, tüydü, yündü derken onların sayfalarını okuyacak gücü bile bulamadım kendimde..İnşallah arada sırada bakarım artık..

Kısa bir süre için "Under Construction" dönemindeydim, yakında yine bomba gibi sizlerleyim inşallah :))
 
posted by Irreducible at 4:27 ÖS | 5 comments
Salı, Haziran 13, 2006
Tam gaz devam eden hayatın en önemli unsurlarından biri olan okul mevzusu, en iğrenç günlerini yaşatıyor yine..Vizeler başladı ve bu sıcakta nasıl oldugunu anlamadan çalışmakla yükümlüyüm..O kadar da günü gününe çalıştık ama yine de olmuyor :P Bu sıradanlık zincirini arada sırada yaptıgımız halı saha maçları, alkol organizasyonları, Dünya Kupası heyecanı ve telefon konuşmalarıyla kırmaya çalışıyoruz..Bugün de yine bir halı saha maçına davetliyim..Hemi de eski lisemde oynayacagız ve tesadüfe bakın ki bugün şenlikleri varmış :) Erkin Koray sahne alacakmış birazdan :) Acilen bir şeyler atıştırıp buram buram dostluk, arkadaşlık, çocukluk ve gençlik anısı kokan tarihi okuluma atmak istiyorum kendimi..Kagıttan uçak, kutu coladan top yaptıgımız günlerin özlemi halen içimdedir..40 yıl da geçse, 100 yıl da geçse öyle bir sınıf ve öylesine bir arkadaşlık ortamı bir daha gelmeyecek bunu biliyorum..


Edit büdütttt..Bu yazıyı yazdıktan sonra tam gönderecektim ki elektrikler gitti ve işlem yarım kaldı :) Yani maç bitti çoktan, sormaya bile hacet yok benim takım kazandı attıgım gollerle takımımın galibiyetinde büyük bir rol oynadım :P Öhöm öhöm :)) Erkin Koray'ın sesini de duyduk, antrenmanımızı yaptık şarkılar eşliginde :) Lisemizin müdürünü, müdür yardımcısını ve bir hocamızı gördük muhabbet ettik, eski günleri yad ettik :) Ahh ulan ah dedim içimden 11 yaşında tazecik çocukken girmiştik okulun kapısından 10 sene geçmiş nerdeyse üstünden..Zaman nasıl da su gibi akıyor de mi azizim?

Sınıf: 6-7-8-9-10-11 F
No: 1085
Irre
 
posted by Irreducible at 11:28 ÖS | 7 comments
Pazar, Haziran 04, 2006

Dün gece tribünden, hayattan, düşüncelerden, orijinden ve canı gönülden arkadaşım, abim olan birini evlendirdik..Daha askere ugurladığımız geceyi unutmamışken, mürüvetini de görmemiz güzel oldu..Çıstak çıstak oynanan bir dügün olmasa da, hem popüler, hem nostaljik şarkılar eşiliginde pistte damat ve arkadaşlarla beraber modern dans gösterisi yaptık :) Takımızı taktık damat beye :) Çıkarken de gelin ve damada bir kez daha mutluluklar diledik ve geceyi noktaladık güzel anılarla..Darısı başımıza, başınıza diyorum :)

Kösele ayakkabı giymediğim için ta kışın staj için aldıgım ve bir kez giydigim ayakkabının topukları vurdu yine..Yürüyemediğim için babamı beni alması için aradım..Daha önceki postlarımdan hatırlayacagınız gibi babam yeni ögreniyor araba sürmeyi ve daha çok çok acemi..Arkadaşı da evine bırakacağımız için alkollü olmama rağmen bir yerden sonra direksiyona ben geçtim çünkü sagdan soldan sellektör, korna yemekteydik ve trafik çok yogundu..Zaten öyle çok bir şey içmemiştim..3 bira, bir duble rakı..Ama dünkü gibi çok mecbur kalmadıkça direksiyona oturmamayı destekliyorum halen..
 
posted by Irreducible at 10:52 ÖÖ | 3 comments
Perşembe, Haziran 01, 2006
Evet kendi trombositlerime karşıbir isyanım var şu anda..Yaklaşık olarak yarım saat önce burnum kanamaya başladı ve mübarek, dinmek bilmedi..Heralde 2 ünite kan vermiş kadar oldum..Şimdi gelelim olayın özüne..Niye bu kadar uzun süre kanadı benim burnum, çünkü trombositlerim erkenden uyumuşlardı heralde..Anlamadıkları bir şey var vücudum ayakta durduğu sürece onlara uyku haram, mecburen kanayan yerlerime anında müdahale etmek zorundalar..Ama işte benimkiler birazcık tembeller sanırım..Minnacık burun damarlarından gelen basınçı kanı durdurmadılar, o kadar peçete harcadım, burnuma tampon yaptım, ters yattım, düz oturdum, bogazıma bile kan geldi ama henüz yeni yeni durdu kanama :( Bir sinirle yazdım şimdi bunları, Trombosit arkadaşları uyarıyorum, eğer bir dahaki sefere de işten kaytarırlarsa bu onların sonu olur..Ona göre ayaklarını denk alsınlar..

Irre the angry man
 
posted by Irreducible at 11:46 ÖS | 7 comments