Çarşamba, Mart 15, 2006

Damak tadımızın vazgeçemediği Yeni Rakı eskiden ne de hoş bir görünüm içinde gelirdi bana..Dümdüz bir şişe, tasarımdan noksan..
Ama içmeye başladıkça dünyanın en güzel şişesi oluverdi birden..O zamanlar küçüktüm babamın "Al bakalım bi yudum" demesi sonucunda tanıştım kendileriyle ilk kez..Bogazımdan aşagıya dogru sımsıcak bir şeyler indi..Kokusunu sevmemiştim aslında ama kırmayacaktım babamı, agzıma büyüyen koca bir yudum aldım..
Sonra büyüdüm artık kendi istegimle yudumlamaya başladım bu meredi :) Başladıkça devam ettim, ben ettikçe de şekli değişti rakının..Her yere giren estetik sevdası rakımıza da el attı..Ama iyi etti :) Yılların Yeni Rakı şişesi değişti..İlk görüşte bir kez daha aşık etti beni kendine :) İnce belli, çok afilli, karizmatik bişey oldu :) Dost sohbetlerinin tam ortasına oturdu..İçmesini bilenle beraber içince doyumsuz bir kültür lezzetini beraberinde kalplerimize soktu..
Boy boy, herkese göre olan bu leziz içecegi tatmadıysanız benden size tavsiye;
Aile boyu isteyen 70'lik, 2 kişilik isteyen 35'lik ve cebe sokmalık 20'lik boyunu en yakın tekel bayiinden temin edebilirsiniz :)
Çok bekletmeyin yavruları sonra küserler haa ;)
 
posted by Irreducible at 1:57 ÖS |


3 Comments:


At 8:00 ÖS, Blogger Irreducible

O zaman konuşuldugu gibi haftaya kuzuları götürelim mideye :) Bakalım genç insanlardan derdi olan var mıymış, dertlerine derman olalım azcık ;)
Cümlemize yarasın, aman Gizem duymasın :)))

 

At 11:44 ÖS, Anonymous Adsız

Efe'yi tercih ediyorum...

 

At 12:00 ÖÖ, Blogger Irreducible

efe hafif yau babam da ondan alıyo, ama yeni rakı bambaşka bişey, çocukluk alışkanlıgı desek yanlış olmaz heralde ;)
bi de burgazı seviom ben ;)