Gözüm daldı az önce dışardaki agacın birine bakarken..Çevresindeki bütün ağaçlar yeşillenmeye başlamışken, o halen bir tek yaprağını bile büyütememiş, güneşin önüne serememiş..Yapraklarını heralde sonbaharda dökmüş olmalı..Çıplak kalmış buz gibi havalarda..Üşümüş olmalı..Bu agaç için yapabileceğim bir şey yok..Ankara'nın havası serttir çünkü, ayaz çarpar bütün tabiatı..Kara kışlar yaşamaz belki ama kuru kışlar yaşar her zaman..İnsana da yaşatır bunu derin bir şekilde..Canın sıkılır, yüzme bildiğini sanmana rağmen boğulursun her dakika..Nefes alışverişlerin değişir..Bedenin ağır gelir, çökersin ilk bulduğun yere..Bir çıkış yolu ararsın ama bulamazsın..Eve hapsetmek istersin kendini..Sessiz sessiz camdan dışarı bakarsın..Baktıkça için kararır, eline telefonu alırsın..Birini arama ihtiyacı duyarsın..Varsa bir sevgilin onu düşünürsün..Kendine bir çay koyarsın, bakkaldan aldığın çubuk krakerle doyurmaya çalışırsın karnını..Annen, baban evde olmasına rağmen yanlarına çıkmak istemezsin..Akşam olmasını iple çekersin..
Uyumak istersin, çünkü düşüncelerini bir sonraki güne ertelersin..
Bir değnek hayal edersin, bi dokunşta bütün sıkıntılarını alacak..
Bir an düşlersin bulutların üstüne çıkacağın..
Bir hayat istersin herşeyini gönlünce ayarlayabildiğin..
Bir de en son bunların hepsinin olmayacağını bile bile istemeye devam edersin..
Ben istemekten ve beklemekten biraz yoruldum..
Biraz dinlenmem lazım..İyi uykular bana..

