Yagmur yağdı bugün bizim kente..Bilmem sizinkine de yağdı mı..Bereket getirdiğine inanılan yağmur yine hüzün getirdi bana..İşten ayrılmış olmanın verdiği hafif bir boşluk duygusu sardı bedenimi..Hani dalgın da olsanız, derler ya yol sizi götütür gideceginiz yere..Öyle oldu bana da..Eve kadar sadece sileceklerin sildigi yağmur damlacıklarının kaderini düşündüm..Ne kadar çabuk siliniyorlardı düştükleri dünyadan..Onlara bir kıyak yaptım, bir süre çalıştırmadım silecekleri..Birleşmelerini izledim arabanın camında..İki tanesi yanyana geldi mi yapışıyorlar hiç ayrılmamacasına..Ama sonra ayrılıyorlar mecburen..Güneş gelip alıyor onları tekrar göklere..Ne ilginç değil mi..
Sonra bu yazıda olduğu gibi bir boşluk saati başladı benim için..Boş boş ekranı izledim saatlerce..Rutin bir günün can sıkıcı bakışmalarını yaptım ufalan gözlerimle..Kontür yükledim cep telefonuma..Size neyse..Komşunun küçük kızını sevdim..Sevgilimle konuştum uzunca..Az biraz hoşlanmadığım durumları sundum kendisine..Bir şeyler dineldim..Aslında çok şeyler dinledim..Dinledikçe damarlarımda gezinen hüzün miktarını katladım..Katladıkça, sıkıldım..
En iyisi gidip bir şeyler yemek..Yoksa geçmez bu karanlıklar..